24 Mart 2009 Salı

Tuhaf...

Sadece tuhaf işte. Heyecan mıdır korku mudur mutluluk mu bilinmez bir sisin arasından görmeye çalışıyorum etrafımı. Dokunamıyorum da sani hiçbirşeye de... bir adım daha attım ve sonunu göremiyorum yine şans mıdır yoksa paranoya mı o da bilinmez. İki çerçeve resim kalmış sadece gözümün önünde birinin yeri belli ama pek alevli diğeri de merdivenler önünde. Gözümün ucunda ve tam da gözümün önünde aslında.

Turuncu bir ışık istiorum yalnızca, kapıyı açınca gülümsemek... Sıcak ve huzurlu. Bilirsin sen onu.

Yok yok mutsuzluk değil bu belki yoogunluk yalnızca. Sakin ve ağır. kendime ekleyip çıkaarıp eşitleyemediğim de bu ya işte. yaşllandım sanki ya da farkına varamadım daha hiçbirşeyin. Bilmem sen nasıl diyorsan öyle olsun.

Çevirdim anahtarı...

28 Aralık 2008 Pazar

to spa

Etrafımda bir kızıl çember; beni yakan yalnızca

Duruluyorum.

Mutluluğunda ağlıyorum biliyor musun? Alışık değilim sevilmeye

Sen en iyisi üz beni
Belki ağlamaz kimliklerim o zaman.

Küçük bir kulübeydi inşa ettiğim, yıkımlarımı kolay toparlamak adına...

Temelini sağlamlaştırdıça sen, korkuyorum.
betonlar arasında yitip gitmekten.

Dedim ya,
Sen iyisi mi üz beni

Etrafımda bir kızıl çember, beni yakan yalnızca...

12 Kasım 2008 Çarşamba